6.06.2017

Türklerin yeniden Dünya sahnesine çıkmadan önce "İslamcı İslamı"ndan kurtulmaları konusu...

Türklerin kendilerinden kaçışı da bir yere kadar.
Kendilerindeki "Ne"den kaçtıklarını artık tüm cesaretlerini toplayıp görmek zorundalar.

Türkler, tüm göçebeler gibi, göçtükleri yerin hakim/yükselen dinlerini kabul etmişlerdir. Yahudi Selçuklu'nun Müslüman olması da bu yüzden.

Yahudi Hazarlardan ayrılıp Maveraünnehre gelen Selçuklu, rakip gördüğü Pers/İran kökenli Sasani kültür havzasına karışmamak için Sünni oldu.

Dinler, eski dünyanın entelektüalizmi demek olduğundan, hükümdarlıkla ilgili önemli bir konuydu, Türkler bunu biliyorlardı.

İslam coğrafyasına yerleşiyor ve orada hükümdarlığa oynuyorsanız Yahudi kalamazsınız. (Selçuk Bey buna rağmen, ölüm döşeğinde Müslüman olmuştur)

Osmanlı İmparatorluğu'nun bu kadar uzun yaşayabilmesinin en önemli sırlarından biri, Türklerin buldukları din coğrafyasına tam intibak etmeleridir.

Osmanlı İmparatorluğunu 1300'lerin en başında Doğu Marmara'da kuran dört aileden ikisi Hristiyan, ikisi Müslümandı. Tam islamlaşma sonradan.

Daima en canlı ve gelecek vaadeden dinleri kabul etme şampiyonu Göçebeler için İslam, 18. YY'dan itibaren tam bir ayak bağı olmaya başladı.

İslam Halifesi Harun Reşid zamanında bir numara olan yüksek mistik İslam uygarlığı ve bilimi, Selçuklu doğarken yaratıcılığını yitirmişti.

Türkler, yatarıcılığı yasaklayan bir tutuculuk kaline gelmekte olan İslam'a bin yıllık yeni bir hayat öpücüğü verdiler, ama kurtulamadıkları yobazlık onları da tüketti.

18'inci YY'da iyice belirginleşen kapitalist "uygarlık", Hristiyan kökenli bir gelişmeydi ve Osmanlı -eğer yobazlaşmasaydı- buna ayak uydurabilirdi.

Osmanlı sosyolojisi, Fatih sonrasında başlayıp Yavuz dönemi ardından hızlanan bir Sünnileşme, katılaşma yaşadı. Yönetimdeki Hristiyanlar 18. YY'da zayıftı.

Eğer Türkler, ulemanın Sünni aklına değil, Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş aklına/ilkelerine uysalardı, Osmanlı, bir İmparatorluk olarak kalabilirdi.

Kapitalizmin yükselişiyle birlikte, Osmanlı'nın Hristiyan tebasının önemi arttı. Sisteme uygun ticareti, bilimi, sanatı Hristiyanlar yapıyorlardı.

Bu durumda Türkler 18. YY'dan itibaren, kuruluş ideasına uyup, Osmanlı'yı, Hristiyanların yönetimde etkin olduğu bir yere dönüştürmeliydiler.

Ama taş kafalı Sünni yobazlaşması, Batı'nın yükselişine de, tarih boyunca yaptığı gibi uyum sağlamak yerine korkarak, kendi öz Hristiyanlarını yoketti.

Türkler dünyadaki yükselen trendi anladılar, reform hareketleri oldu, ama bunlardan hiçbiri, İstanbul'un taş kafalı ulemasına dokunamadı.

Sultanların eşleri Hristiyandı, Anadolu ve İstanbul'da köklü bir Hristiyanlık yaşıyordu, giderek onlar ön plana çıkarılsaydı, Türk imparatorluğu dağılmayabilirdi.

Bugün bile uluorta "Biz keşif icad yapamayız" diyen çöl tipi vahabi esintili islami zihniyetin, Türklerin imparatorluk kuran aklıyla hiç alakası yoktur.

Yeni Sisteme uyum sağlayıp egemen/büyük kalmak fikri yerine, sisteme kolay uyum sağlayan Hristiyan tebadan kuşkulanmak "fikri" ağır bastı. (Tipik cahil Mantalitesi)

Osmanlı'nın Müslüman tebası, Hristiyan kökenli modernleşmeye ayak uyduramadığından, "ileride bize baş olmasınlar" diye Hristiyan tebaya kem baktı.

Türklerin modernleşme tarihi, bu korku yüzünden, aynı zamanda Anadolu ve İstanbul'un "Hristiyan teba"dan "arındırılması"nın tarihidir.

İslamcılar devleti ellerine geçirdiklerinden beri, (Hristiyan bittiğinden) şimdi de Laiklere karşı aynı varoluş korkusuyla hareket ediyorlar ve hâlâ Dünyaya ayak uyduramıyorlar.

Türkler, çağı tamamen ıskalamamak için, ayaklarına bağ olan Suud'dan ithal yobaz tipi İslamdan ve onun "kurumları"ndan kararlılıkla kurtulmak zorundalar.

Bunu yapabilmeleri için artık mutlaka din değiştirmek falan da gerekmiyor.
Atatürk, bu konuda net seküler bir yaklaşımla ilk adımı atmış.

"Batı bizi şöyle ezdi böyle ezdi" diye ağlayan İslamcılara, önce Çin'i örnek göstermeli ve, "akıllı oleydin kendini ezdirmeyeydin" denmeli. Eskiden böyle eziklik/mağdurluk yoktu.

Türkler defalarca yeniden doğmayı becermiş bir halk, bir ruh, bir dil. Artık bir akıl tutulması haline gelmiş "Yobaz İslamı"ndan da kurtulacaklardır..
Asıl sancı bu.