10.02.2017

Desentral enerji, elektrikli otomobiller ve Çin faktörü

Postkapitalist dönem BirGün "başlayacak" değil başladı. 2008 Krizini yeni paradigma değişikliğinin başlangıcı sayıyoruz. Yeni dönemin önemli özelliklerinden biri de "desentral enerji", yani enerjinin "jeostratejik" önemi azalıyor, çünkü enerji üretimi hızla coğrafi bölgeden bağımsızlaşıyor. Mesela elektrik üretimi daha önem kazanırken, merkezi (sentral) enerji türü Petrol önem kaybediyor. Bu gelişmede mikroelektronik endüstri devriminden sonra yaşadığımız internet çağı ve "ekonomi 4.0" önemli rol oynuyor. Gelişmeler çok yönlü ve kompleks. Çalışma sistemi ve değer üretimi aküt sorun haline gelirken, sistemin nitel değişimi konusundaki adımlar için henüz yumurta kapıya gelmediğinden çok sınırlı.
Modern dünyanın kurulması ve gelişmesindeki hızı, ulaşım/iletişim devrimlerine borçluyuz. Selefi tipi islamcılık zehrinin ideolojik kökeni ve başfinansal desteği Suudi Arabistan'ın "Petrolü sat sat ye" diye özetlenebilecek ekonomisinin çözülmesinde, postkapitalist istikametteki gelişmeler, "desentral enerji" anlayışının yaygınlaşması temel, faktör. Burada çok kısaca elektrikli otomobiller konusuna değineceğim.
Elektrikli otomobiller henüz geliştirilme aşamasında olmalarına rağmen (motorları/pilleri ağır, daha hafif elektrikli otomobiller yapmak için yoğun çaba var), elektrikli otomobiller hızla artıyor. En önemli markasını Tesla'nın teşkil ettiği elektrikli otomobiller Türkiye'de henüz oldukça kısıtlı -ilaç için- piyasada. Yanılmıyorsam, Türkiye'de toplam 91 adet elektrikli otomobil yükleme/şarj istasyonu bulunuyor. İstanbul-Ankara arasına iki istasyon inşa edip, elektrikli arabalar için bu iki önemli Türk şehrini ulaşılır kılma çabasında olan bir firma var.
Almanya'da 15.000 elektrikli araç şarj istasyonu işliyor ve sayı artıyor. Kendisi petrol üretemeyen ülkeler için elektrikli otomobillere yönelmek çok mantıklı, zira ithal edilen petrolün oldukça büyük bir bölümü otomobillere dolduruluyor. Almanya'daki istasyonların yarısı Tesla firmasına ait, ana arterlerde 400 hızlı şarj istasyonu inşa edildi. Dünyanın en önemli otomobil üreticilerinden biri olması nedeniyle Almanya'daki gelişmeler dikkate değer.
ABD elektrikli otomobillerin yaygınlaşması konusunda şaşılacak kadar yavaş. Anlaşılan eski alışkanlıklar ağır basıyor. Amerikalılar büyük arabalar severler, eskiden bu bir espri konusuydu aynı zamanda. Arka koltukları oturma odası genişliğinde, oluk oluk benzin yakan kült arabalar unutulmadılar. 2015'de ABD'de yarım milyon elektrikli otomobil kullanılıyordu ve Çin o yıl ABD'yi geçerek elektrikli otomobil üretimi ve kullanımında bir numara oldu. Çin'de 270.000'den fazla elektrikli otomobil şarj istasyonu var. Yapılan planlara göre 2030'da Çin'deki tüm otomobillerin yüzde 40'ı elektrikle çalışacak. Şu anda dünyada yaklaşık bir milyar motorlu araç kullanılıyor ve Çin'in bu hamlesiyle elektrik motoru, benzinli/mazotlu motorlara karşı önemli bir alternatif haline gelebilir. Halen bir şarjın en fazla 300 kilometre idare ettiği günümüzde, Çin'e araba satmak isteyen büyük otomobil firmaları belli bir elektrikli otomobil kotasını doldurmaları gerekecek. Böylece dünya otomobil endüstrisi üzerinde ilginç bir baskı kurulmuş oluyor. Çin her yıl en az 15 milyon yeni elektrikli otomobil istiyor.
Çin'in tek partili otoriter yönetimi, şimdiye kadar çevre kirlenmesini iplemeyen vahşi neoliberalizmi ve bağımsız basının neredeyse yaşayamaması önemli sorunlar kuşkusuz, ama postkapitalist paradigma işliyor ve Çin gibi bir devin gelişmelerin herhangi bir yerinde yeralmaması mümkün değil.
Elektrikli otomobil ve desentral enerji anlayışı, ahmaklık katsayısı oldukça yüksek "Müslüman muhafazakar Türkiye elitleri" için sadece lüks dergilerden takip edilen hoş bir seda boyutunda. Türkiye, desentral enerji konusunda dünyadaki muazzam gelişmeyi yakalamakta gecikmiş görünen, bundan sonra da yakalaması oldukça zor olan bir pertol ithalatçısı. Petrol parasıyla (Suud-Rabıta) doğup büyüyen İslamcıların elektrikli otomobiller gibi önemli bir konuda uyumaları normaldir, ama islamcılık çağı uzatmaları oynarken, Türklerin ciddiye alması gereken bir konu bu. Türkiye'nin güneyi, güneşten elektrik üretmeye çok elverişli. Doğayı yoketmeden önemli adımlar atılabilir. Desentral enerji ve elektrikli otomobiller elbet cidden Türkiye'nin gündemine gelecek. Ne kadar çabuk gelirse o kadar iyi...