15.09.2016

"İyimser gazetecilik" diye bir şey...

Gazetelere katlanmak hiç kolay değil...
Sadece Türkiye'dekilerden bahsetmiyorum...
Adına gazete demek kolay olmayan yandaş bültenlerini saymazsak, Türkiye'de basın oldukça karamsar -üstelik bunda haksız da değil. Gazetecilik Dünyada da konulara hep karanlık tarafından bakmaya meyilli, ama dil felaket tellalığına doğru yaklaşıp  "Cumhuriyet yıkılıyor", "çöküyoruz", "bitiyoruz" noktasına varınca, başka bir tür gazeteciliğin mümkün olduğuna dikkat çekmek gerekiyor.
    Gazetecilik ve etkisi hakkında Türkiye'de olduğu gibi başka yerlerde de tartışılıyor ve "acı gerçekler"i gösteren haberler insanın canını çok sıkıyor, sonunda bu haberlerden uzaklaşıyorlar. Türkiye'de yeni çıkan "mizah ve edebiyat" dergilerine bakınca, acıtan gerçeklerden kaçışın derecesini daha iyi anlıyorsunuz...
    Ne yapalım yani, -benim Almanca yaptığım gibi- havanın mavilik oranını "şiirsel" bir dille anlatmaya mı kalkalım? Hayır...
    Bu konuda Danimarka merkezli sağlam bir araştırma yapılmış ve şu sonuca varılmış: Eğer, "iklimler çöküyor ey ahali" mealinde bir şeyler yazıyorsanız ve sizi bir kişi okuyor ise; "İklimler çöküyor ama az sprey kullanırsanız çöküşe karşı birşeyler yapabilirsiniz diye yazarsanız, iki kişi okuyormuş. "Ciddi gazetecilik" dediğimiz ve açıkcası benim de taraftarı olduğum -kendini konuya angaje etmeyen tarafsız- objektif gazetecilik, o soğuk ve "gerçekçi" haliyle insanları kendi sorunlarına uzaklaştırıcı bir rol oynuyor. Burada ilk konu, objektivizm denen şeyin tarifi, ikincisi: Kamuoyunu bilgilendirmek ve kamunun kontrol mekanizmalarını işletebilmesi için ona veri sunmak gibi bir işleve sahip medyanın, kendini cazip kılmak gibi bir zorunluluğa sahip olması. Medya'nın kendi kendini işlevsiz hale getiren bir tarzı benimsemesi pek normal sayılamayacağından, benim "İyimser Gazetecilik" diye nitelediğim, Dünyada "Yapıcı Gazetecilik" denen "constuctive journalism"e dikkat çekmek şart oluyor...
    Bu yeni gazetecilik türü, "Yarın kıyamet kopacak" deyip noktayı koymuyor, onun yerine, bunu ertelemek veya durdurmak için nelerin yapılabileceğini de söylüyor. Yani gazeteciye, kafa çalıştırmak ve sorumluluk üslenmek gibi ek bir görev yüklenmiş oluyor. Evet, bu tğür gazetecilik daha çok okunuyor ve Türkiye için pek kolay bir tür de olmasa gerek... Ama kolaya kaçmanın iyi bir şey olduğunu kim söyledi?!..